14 Mart 2015 Cumartesi

Sevgi Bu


Alıntı:

- Bu resmi ben alırım, dedi adam. Düşünür gibi yaptı kadın.
- Olur.
- Öteki de senin olur.
Bilyeleri ayırmaya başladılar . Bu sana, bu bana.
- Bu halı ne olacak peki? Düğünümüzde dayım getirmemiş miydi onu? Kadın mantarı patlatarak fışkırdı şişeden.
- Herkes kendi soy sopunun getirdiği düğün hediyesini ayırsın önce.
Adam yadırgamadı bu sözü. Öylesine bilyeciklerine dalmış.
- Kütüphaneleri, koltukları, hani ben yaptırmıştım ya, evlenmeden önce hani.
- Yatak odasını da babam yaptırmıştı, hani.
- Ben yerde mi yatacağım yani




- Buzdolabını sen al. Çocuk sende.
- Havagazı fırını ne olacak?
- Gel tabakları, çatalları ayıralım.
- Bu benim.
- Bunu sen al.
- Ölümü gör sen al.
- And verdim sen al.




Kitapları, tencereleri, evdeki bütün ıvır zıvır halının ortasına döktüler.
- Bu kitap benim.
- Bu tencere hatıradır bana.
- Sen anlamazsın o kitabın dilinden.

Erkek bilyeleri cebine doldurdu. Çok şişti mi cebim diye baktı. Çelme atıp kaçacak.
- Ayrılmayı isteyen sensin. Ben ikimizin malı diyerek.
- Her şey ikimizin.
- Bu kitap benim ama.

Sevgi Soysal, "Mal Varlığı ve Şampanya Kovası", Barış Adlı Çocuk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder